"Güneşin Altında Yana Yana Büyüdük Biz"


2011 yılında kurulan ve interaktif sözlükler camiasına hızlı bir giriş yapan, muhafazakar düşünce ve mizah platformu Cogito Sözlük 2 yaşına girdi. Ayşe Büşra Erkeç Cogito Sözlük Genel Yayın Yönetmeni Birol Şanlı ile konuştu.


Cogito Sözlük'ü diğerlerinden ayıran özelliklerinden bazıları, mizahi yeterliliğin yanında mizahi yaklaşımın üst düzeyde olması, gündemdeki gelişmelerin suyunu çıkarmadan değerlendirilmesi, şahısların ilkel çatışmasından değil fikirlerin özgürce tartışılmasından beslenmesi ve magazinsel jurnaller yerine edebiyat, felsefe, sinema, müzik, siyaset gibi alanlarda paylaşımlar yapılması. Yeni Şafak.com.tr Kültür Sanat editörü Ayşe Büşra Erkeç, Cogito Sözlük'ü daha yakından tanıtmak ve işin detaylarını öğrenmek için Genel Yayın Yönetmeni Birol Şanlı ile konuştu.
Birol Şanlı kimdir, tanıyabilir miyiz sizi?
Tabi. Derviş Yunus kadar muhafazakâr ve gelenekçi, öte yandan kapitalist dünyanın çarklarına alın terini malzeme edecek kadar modern bir Anadolu çocuğudur Birol Şanlı.
Cemil Meriç ile aynı yerden, İstanbul Üniversitesi - Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Sosyal medya ve edebiyat ile ilgilenir, Cogito Sözlük 'ün kurucusudur.
Cogito Sözlük'ün kurulma aşaması nasıl gerçekleşti, sizi bu serüvene iten hikâyeyi anlatır mısınız?
Her biri kendine özgü mizah tarzına sahip 4 ismin 'küfürsüz mizah' amacıyla sırf gülmek ve güldürmek için kurmayı düşündükleri bir yerdi Cogito. Sonra fark ettiler ki ahlaki hassasiyet sahibi sözlük ihtiyacı var sanal âlemde. Ve onlarca kişiyi davet ettiler eli kalem tutan. Gündeme, sanat, edebiyat, din ve siyaset gibi farklı konulara değinmeye başladılar. Tabi kaptan köşkünde mizahçılar olunca edep dâhilindeki her konuda espri yapılabilen, komedi yazılabilen bir yer haline geldi.



'Güneşin altında yana yana büyüdük biz. Vefa borcu diyebiliriz, buğday tenli olmayı buna borçluyum.'
Cogito sözlük olarak 19 Mayıs 2011 gibi manidar bir tarihte resmi açılışınızı duyurdunuz. Neden 19 Mayıs?
Aslında ben 1 Nisan'da açtım sözlüğü, şaka gibiydi çünkü ilk zamanlar böyle ses getireceğini tahmin etmiyordum. Sonra millet yavaş yavaş üye olmaya başlayınca 23 Nisan olsun diye düşündük, çocuk oyuncağı gibi geliyordu halen. Aksilikler falan derken 1 Mayıs mı olsa acaba dedim. Provokasyona açık bir tarih, yanlış anlaşılabilir diye vaz geçtim. 19 Mayıs'ta karar kıldım en son, ne de olsa nice 19 Mayıslarda belediye stadyumunda güneşin altında yana yana büyüdük biz. Vefa borcu diyebiliriz, buğday tenli olmayı buna borçluyum.
'Türkiye'de maalesef muhafazakâr denince akıllara bağnaz, yobaz hatta en iyi ihtimalle dindar anlamı geliyor'
İsmi duyulmuş ve bilinen pek çok sözlükte varlığını sürdüren 300'e yakın deneyimli sözlük yazarı ile yola çıktığınızı ifade ediyorsunuz, bu abartılı bir rakam ve merak ediyorum o yazarları bir arada buluşturan ortak nokta ne? Hala devam ediyorlar mı?
Aslında 300 rakamı da sembolik bir ifadedir. 300 Spartalı'nın Pers ordusuna meydan okuması falan filan değil elbette. Bedir'de savaşa giden 300 kişiye atfen öyle bir sayı belirledik. Tabi yüzlerce kişiyi birkaç gün içinde toplamak kolay değil, hele ki bir gayeye inanmadan mümkün değil. Demek ki inanmışlar, inandırmışım. Herkesin gönül rahatlığıyla girebileceği, okuyabileceği, yazabileceği, öğrenebileceği, eğlenebileceği, arkadaşlar edinebileceği bir ortam oluşturduk. Hakaret, küfür, itham, provokasyon olmadan fikirlerin havada uçuştuğu bir sanal platform. Muhafazakâr bir sözlüktür Cogito, burada herkes kendi inanç veya görüşlerinin değerini yazarak muhafaza eder. Türkiye'de maalesef muhafazakâr denince akıllara bağnaz, yobaz hatta en iyi ihtimalle dindar anlamı geliyor.



Merak ettiğim diğer bir konu da 'Gel, ne düşünürsen düşün, gel!' çağrısında bulunuyorsunuz, bu özgür düşünceyi ve sahanın genişliğini ifade ediyor fakat bu nokta da 'Kişilerin değil fikirlerin çarpıştığı sözlük!' sloganınız dikkat çekiyor, bu ikisi çelişmiyor mu? Sözlüğün insanlara sunduğu özgürlük alanını nasıl belirliyorsunuz?
Sözlüğün monarkı olarak benim mahlasımın Derviche Moderne (Fransızca: Modern Derviş) olduğunu hesaba katarsak, 'Gel, ne düşünürsen düşün gel!' tipi Mevlana stayla bir çağrı abes kaçmıyor. Kaldı ki, üyeler derdini anlatırken çirkin kelimelere başvurmadığı sürece düşünceleri veya inançları bizi ilgilendirmiyor. Ne zaman ki aşağılama, sataşma, hakaret etme durumu söz konusu oluyor; işte o zaman yazarın sözlükle bağı kopuyor. Zaten fikrini anlatırken küfürlü kelime kullanma ihtiyacı hisseden kişinin düşüncesinden de kimseye fayda gelmez. Cogito Sözlük olarak üç temel unsuru göz önüne alıyoruz. Seviye-Edep-Kalite. Bunlardan biri eksik olduğunda zaten ya küfür, ya hakaret, ya da yozlaşma ortaya çıkıyor.
Ekşi sözlük ve son zamanlardaki gelişen olayları nasıl yorumluyorsunuz?
Ekşi Sözlük'ün yolu yol değil, zaten neye hizmet ettiği de belli. Ama böyle bir oluşumu destekleyen firmalar görmek veya ödül veren siyasiler görmek gerçekten üzücü. Bir diğer anlam veremediğim durum ise, Ekşi Sözlük'te yazan ahlak ve edep sahibi insanlar. Kendilerince küfre karşı mücadele veriyorlar ama aslında yaptıkları şey sadece orada yazarak onlara hizmet etmek. Allah herkese akıl fikir versin.
Âmin… Cogito Sözlük'te 'ekşi sözlük' başlığı ile açılan konuda gördüğüm kadarıyla yaşanan olaylar eleştirilmiş ve dışlanmış. Hem ekşi sözlükte hem de cogito'da yazan kişiler birbirlerine nasıl yaklaşıyor, sosyal medyada gelişen sanal huzursuzluk gerçek hayata sirayet ediyor mu sizce?
Cogito Sözlük'ün Ekşi Sözlük ve türevlerine yaklaşımı haliyle eleştirel. Zira ahlaken yozlaşmış sözlüklerde yazmak istemedikleri için Cogito'da bu insanlar. Her iki sözlükte de yazan az sayıda yazarımız var fakat bu durum onların Cogito'daki konumlarını iyi veya kötü şekilde etkilemiyor. Herkes kendi yazdığından sorumlu, kime hizmet edersen ondansındır.
'Cogito Sözlük'te herkes fikrini anlatabildiği kadar değerlidir…'
Birde muhafazakâr tanımlamanız var, bu çemberin genişliğini nasıl belirliyorsunuz?
Türkiye'deki genel muhafazakâr algısı biraz dar. İslamcı, dindar kimseler için kullanılan bir ifade haline gelmiş. Hâlbuki kendini ait hissettiği değerleri savunan herkes muhafazakârdır.
Cogito Sözlük'te herkes fikrini anlatabildiği kadar değerlidir, ister Müslüman olsun ister ateist hiç fark etmez.


Peki, güncel bir konu olduğu için biraz daha detaya girersek küfür ve argo kavramlarıyla olan mücadelenizden bahseder misiniz, kontrolü nasıl sağlıyorsunuz?
Sözlükte gönüllülük esasına dayalı bir moderatörlük sistemi var. Sözlüğe nispeten daha fazla emek veren başarılı ve deneyimli isimlerden seçilen moderatörler sürekli tanımları okuyarak kontrolü kolayca sağlıyorlar. 'Cogayıp' diyerek sildiğimiz belli kelimeler var. Bu kelimeleri ısrarla kullanan olursa ceza alıyor.
Sizce sözlükler neden var, insanlar buna neden ihtiyaç duyuyorlar?
Sözlükler diğer sosyal medya mecralarından farklı. Bloğunu ancak takip edenler görür, Facebook hesabını da ekli olanlar. Twitter'da karakter sorunu ve sürekli artan nüfus artık tadını kaçırmaya başladı. Sözlüklerde ise aynı anda onlarca kişi belki yazdığınız şeyi okuyacak, ondan katkı sağlayacak, bir şey öğrenecek belki. Sözlüklerdeki + ve – sistemi de yazdığınız şeyin nasıl reaksiyon aldığını gösterir. Bu da kişinin kendini değerli ve göz önünde hissetmesini sağlar. Mesajlaşma aparatı da yine kişilerin özel mesaj yoluyla kendi aralarında sohbet etmesine imkân tanıyor. Belki vereceği oyu tek bir cümle yazarak belirleyebilirsiniz. Üstelik sözlüklerin vazgeçilmezi olan toplantılar, yazan kişilerin sanaldan çok daha fazlası olduğunu açığa koyuyor ve ister istemez tanışmalar gerçekleşiyor. Evliliğe giden yollar, güçlü dostluklar, aynı ilgi alanlarına sahip kimseler, ortak projeler, vs.

'Meğer İBB Başkanı Sayın Kadir Topbaş ile dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer soframıza konuk oldular. Çay içmek istemişler ama koca bahçede sadece bizim soframızda çay görmüşler, o yüzden Tanrı misafiri oldular. Sevindik, muhabbet ettik…'
"Güçlü dostlukların, aynı ilgi alanlarına sahip kimselerin, ortak projeler"inin olduğunu ifade ettiniz, kurulduğunuz andan itibaren yaşanmış ve etkisinden kurtulamadığınız bir anınız var mı?
2012 yılının Nisan ayında Afrikalı çocukların göz ameliyatları için düzenlediğimiz kermeste hedeflediğimizin iki katı gelir elde ettiğimizde çok özel anlar yaşadık. Tüm gün koşuşturan vefakâr arkadaşlarımın, parayı yüksek sesle sayma işlemi bittiğinde refleks olarak attığı sevinç çığlıkları beni çok etkilemişti. Düşünsenize, Allah rızası için yapılan bir hayır işi ve beklentinizin üzerinde bir miktar toplamak. Gözleri dolanlar, şükür duası edenler uzun zaman gözümün önünden gitmedi. Yine geçen yıl Ramazan iftarımızı Süleymaniye Camisi'nin bahçesinde topluca yapmıştık. Şehir dışından sırf bu iftara gelenlerle birlikte 60 kişiydik. Çimlerin üzerinde oturup çay eşliğinde sohbet ederken birden takım elbiseli bir grubun yanımıza geldiğini gördük. Meğer İBB Başkanı Sayın Kadir Topbaş ile dönemin Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer soframıza konuk oldular. Çay içmek istemişler ama koca bahçede sadece bizim soframızda çay görmüşler, o yüzden Tanrı misafiri oldular. Sevindik, muhabbet ettik, onlar da Cogito Sözlük hakkında bilgi aldılar. Ama bize her türlü desteği vereceklerini söylemelerine rağmen her ikisi de bir daha bizimle iletişime geçmedi. Bu benim için can sıkıcı ve moral bozucudur çünkü verilen bir söz vardı orada. Bir gün Allah onları bir yerlerde karşıma çıkarırsa illa ki soracağım şeyler vardır.
Umarım konuşma fırsatı bulursunuz. Bu kadar güzel bir oluşumun neden halen bu kadar az tanındığını düşünüyorsunuz?
Teşekkür ederim, inşallah ulaşacağız. Çünkü insanoğlu çiğ süt emmiştir. Türkiye'nin en büyük haber sitelerine, en yüksek tirajlı gazetelerine, en tanınmış köşe yazarlarına, en gözde program yapımcılarına ulaştık. Elbette Cogito Sözlük çizgisine uygun isimlerdi bunlar. Ama destek olunmadı nedense. Sanki bir güç bunu özellikle engelliyordu hatta bundan eminim. Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin en büyük gazetelerinden biri röportaj teklifi ile geldi, kabul ettim, sadece yarım saat sonra röportajın mümkün olmadığını söylediler. Bir gerekçe bile yoktu ortada, düşünebiliyor musunuz? Türkiye'nin en ünlü program yapımcısı programına herkesi davet etiği halde Cogito Sözlük'ün mailine bile cevap verme tenezzülünde bulunmuyor mesela. Veya gençleri desteklediğini söyleyen siyasiler, onlara ulaştığınız anda göz göre göre kıvırıyorlar. Basın-yayın camiasının en büyük aktörlerinden bir kurumun binasına davet ediliyorum, gidip görüştüğümde her türlü desteği verip tanıtım yapacaklarını söylüyorlar. Sonrasında herhangi bir bilgilendirme bile yapmıyorlar, sözler yalanlara dönüşüyor! İstediğim tek şey bir cevap: 'Olmaz kardeşim, yapamayız arkadaşım…' ama bu bile yok. Nefretle dolmuşlar, çünkü onların bu denli güçlü olmalarına rağmen başaramadıkları şeyi başardı Cogito Sözlük. Ve umursadıkları tek şey para! Ekşi Sözlük'e reklam veren bir muhafazakâr medya kurumu olabilir mi? Bu nasıl bir çelişki? Daha dün üç kuruşluk isimlerle röportaj yapmak için sağa sola dil döken isimler, yazar sıfatına kavuşunca ulaşılamaz kimseler haline geliyor. Keşke isim vermek mümkün olsa, tek tek sayabilirim. Sırf bu yüzden Cogito Sözlük kendisine iyi veya kötü niyetle uzanan elleri asla unutmayacaktır ve amaçlarına ulaştığında karşılığını hakkıyla ve misliyle verecektir.
Bu anlamda geleceğe yönelik hedef ve planlamalarınız var mı?
Cogito Sözlük şu an sözlükler sıralamasında 4. Sırada yer alıyor. Hedefimiz öncelikle adımızı duyurmak, bilmeyenler bilsin bizi bilenlere selam olsun misali. Duyuldukça büyüyecek, büyüdükçe güçleneceğiz. Misalen; şu an etik ve edep duyarlılığı olmayan sözlüklerde yazan ruhu pak, zihni pak, kalbi pak arkadaşların, Cogito Sözlük'ten haberleri olduğu an koşup geleceklerine ben gönülden inanıyorum. Zamanla en büyük iki sözlükten biri olabilirsek, bir sivil gençlik platformu kurmayı da düşünüyoruz. Maalesef gerek reklam, gerek tanıtım, gerekse yatırım için maddi destek şart. Hiçbir derneğe, vakfa, partiye bağlı olmamanın dezavantajı da bu işte. Hiç kimse sizi kendine yakın görmüyor ve desteklemiyor. Bunun acısını 2 yıldır çekiyoruz.
'Bizim mahallenin çocukları da güçlü olmalıdır'
Son olarak sizi takip eden veya henüz haberdar olamayan gençlere bir mesajınız var mı?
Şunu söylemeyi bir görev sayıyorum. Cogito Sözlük'te yazılabilecek yüzbinlerce konu var ve üyeler kendileri de yüzbinlerce yeni konu başlığı açabilirler. Yazılacak her harf Cogito Sözlük'ün içini biraz daha dolduracak, bizi biraz daha zenginleştirecektir. Aramıza katılan her arkadaş bizi biraz daha güçlendirecektir. Ve artık bizim mahallenin çocukları da güçlü olmalıdır. Cogito Sözlük birlikte ulaşabileceğimiz temiz idealler vaat ediyor. Sadece bireysel bazda değil; ben buradan partilerin gençlik teşkilatlarına, ilim yolunda faaliyet gösteren vakıf ve derneklere, küçük veya büyük ölçekli gençlik oluşumlarına da seslenmek istiyorum. Üyelerinizi gerçek bir Türkiye minyatürü olan Cogito Sözlük'e çağırın, davet edin. Nasıl ağırlandığınızı bir görün. Burada kimse inancı veya görüşü sebebiyle dışlanmıyor, merak etmeyin. Bilgi kirliliğinin, ahlaki yozlaşmanın önüne birlikte set çekelim. Karanlık platformlara alternatif sanal bir şehir olsun Cogito. Öğrenelim, gülelim, paylaşalım…
 Yolunuz bahtınız açık olsun, başarılar diliyorum…

Teşekkür ederim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

 Sadece Leman Dergisi mi? Evlerimizde de "Siyer-i Nebi okuyalım!

Sen de Allah’ın biriciğisin...

Sevdiceğimiz kalbimizi kırdığında, nisyan ile bir gül uzatalım