Bayram Bilge Tokel ile Neşet Ertaş'ı konuştuk
Tokel:
Ertaş, insan-ı kâmil bir sanatçıydı
Türk halk müziği sanatçısı ve TV
programcısı olan Bayram Bilge Tokel, “Neşet Ertaş Belgeseli” yaptı ve “Neşet
Ertaş” kitabı ile hafızalarda yer etti. Usta sanatçının ölüm yıldönümünde
Kırşehir’de ilk kez düzenlenecek olan Kırşehir Belediyesi ve Kırşehir Valiliği
ortaklığıyla gerçekleşecek olan “Neşet Ertaş 1.Altın Bağlama Kültür Sanat Ödülleri”nde
yer alacak sanatçılar arasında yer alıyor.
Neşet Ertaş hakkında söyleyecek sözü ve
yazacak kelamı eksik olmayan Bayram Bilge Tokel ile Usta Sanatçıyı konuştuk…
Neşet
Ertaş ismi size ne ifade ediyor?
Bağlamayı ve türküyü… O bu dünyaya saz çalıp türkü okumak için
gelmiş bir ulu Abdaldı. Kendine ve insanlığa karşı hizmetini en mükemmel
şekilde yerine getirdiğini düşünüyorum.
Neşet
Ertaş’ın hayatını, kişiliğini, eserlerini, başarılarını ayrıntılarıyla ele aldığınız
bir kitabınız var, Usta Sanatçı sağlığında çıkan bu çalışmayı nasıl
karşılamıştı?
O yıllarda Kanal 7’de yaptığım Gönül Dağı
programına konuk olmuştu ve beş sata yakın süren bu canlı yayında ilk defa
kitabı görmüştü. Çok sevinmişti, kendi ifadesiyle, “Çocuklar gibi sevinmişti…” Onun sevinci ve heyecanı beni çok
duygulandırmıştı. Benim kendisine ‘hak
etmediği’ bir değeri verdiğimi düşünüyordu. Oysa O, daha fazlasını hak
ediyordu.
O
BİR “İNSAN”DI, İNSAN-I KÂMİLDİ!
Kitabınız
da “Olağanüstü denilebilecek yeteneği, geleneğe hakimiyeti, gelenekten kopmadan
yeniye bağlılığı, yeni zamanların modern zevk ve eğilimlerini gözeten diri ve
uyanık tecessüsü ile Neşet Ertaş, hep gündemde kalmış bir sanatçıdır”
ifadelerine yer veriliyor, sizce gönüllerde taht kurmasının nedeni bunlar haricinde
ne olabilir?
“Neşet Ertaş Kitabı”nın arka kapak yazısında
kullandığım bu ifadeler, onun gönüllerde taht kurmasının sebebini önemli ölçüde
izah ediyor sanıyorum. Geniş kitleler O’nu, sazının, sesinin ve türkülerinin
olağanüstü güzelliği yanında, yapmacıklıktan uzak doğallığı, samimiyeti,
cesareti ve inandığını eğip bükmeden söylemesi ile de farklı bir yere
koyuyorlar. O türküleri ile aslında kendini, kendi hayatını ve duygularını
anlattı, ama bunu öyle ustalıkla yaptı ki, herkes kendinden bir şeyler buldu
onun türkülerinde. Aslında Neşet Ertaş bir insanın şahsında bütün insanlığı
anlattı. Kendisi tam bir ‘insan’dı, insan-ı kâmildi. Bu özellikler öyle her
sanatçıda görebileceğimiz şeyler değil.
ÇÜNKÜ
İŞİNİ “AŞK” İLE YAPTI…
UNESCO'nun
2010 yılında 'Yaşayan İnsan Hazinesi' olarak ilan ettiği Ertaş’ı bu kadar
mütevazi kılan şey neydi sizce?
Neşet Ertaş bir kültürün, bir hayat ve
felsefe tarzının ifadesi olan irfani bir geleneği temsil ediyordu. Kim
olduğunu, bu dünyaya niçin geldiğini, nereye nasıl gideceğini kendine soran ve
bu konuda içi dolu cevapları olan bir kişilikti. Ozanlık geleneğinin, özellikle
Abdal Ozanlar geleneğinin tüm uluları bu arı duru ana kaynaktan beslenirler.
Onun sanatçı olmak, meşhur olmak, para kazanmak gibi bir derdi hiç olmadı.
İnsan olarak geldiği bu dünyadan yine insan olarak gitmekti meselesi. Gerisi
onun için teferruattı. O samimice, içinden geldiği gibi hayatını, yüreğini,
gönlünü, felsefesini, duygularını, inancını sazına ve sözüne döktü. O sadece
türkülerini söyledi ve gitti… Ama bunu öyle bir söyledi ki, gökkubbede öyle bir
seda bıraktı ki, işini aşk ile yaptı.
Türkiye’de sanatçı için genel bir yargı var, öldükten sonra kıymeti anlaşılır gibi, sizce Neşet Ertaş bu kulvara dahil mi?
Hem dahil, hem değil. Hayatta iken
“Bozkırın Tezenesi” adlı belgeseli yapmış, hakkında kitap yazmış ve Kırşehir’e
anıtının dikilmesine vesile olmuş biri olarak kendimi vicdanen rahat
hissediyorum ama, Üniversiteler, eğitim kurumları, konservatuarlar ve
müzisyenler ona daha çok değer verebilir, ondan daha çok istifade
edebilirlerdi.
MÜZİK
BİR TAPINAKTIR…
Ertaş’ın
sevgiye ve sevmeye çok önem verdiğini biliyoruz, bu anlamda bize
aktarabileceğiniz bir anınız var mı?
Çok… Ama bunlara girersek söz uzar. “Yüreğinde
sevgisi olmayan, aşkı olmayan sazı eline almasın” derdi. “Herkes çalar amma tatlı çalamaz/Yar aşkı
yürekte nar olmayınca” diye de bir türküsü var biliyorsunuz… “Müzik aşkın icadıdır” derdi, “müzik bir
tapınaktır, insanlar bilse de bilmese de bu böyledir” derdi. Allah nasıp ederse,
bunları müstakil bir kitapta anlatmayı düşünüyorum. Onun hakkında daha yazılacak, söylenecek çok
söz var. Çok hatıralarımız var, çok derin ve mahrem sohbetlerimiz oldu, benimle
her şeyini paylaşırdı. Bana emanet ettiği bu şeyleri, kendi rızası olanları
elbette, yazmayı düşünüyorum.
BABASI
DA VİRANEDE ÜNLENEN BİR BÜLBÜLDÜ…
Neşet
Ertaş, büyük ölçüde ünlü bozlak ustası babası Muharrem Ertaş'tan daha fazla
tanınıyor. Bu durumun nedeni sizce ne olabilir?
Merhum babası Muharrem Usta, gelmiş geçmiş
en büyük bozlak ustalarından birisi idi. Neşet Ertaş babasına karşı duyduğu
minnet ve şükran duygularını, saygısını ifade etmekte çok zorlanırdı. Babasının
yanında sazı eline alıp türkü okumadığını, buna cesaret edemediğini söylerdi. Muharrem Ertaş adeta viranede ünleyen bir
bülbüldü. Ömrü yoksulluk ve çileyle geçti. Tanınmamak, bilinmemek için ne
gerekiyorsa yaptı. Neşet Usta da öyleydi, babasının kendisine, “Oğlum, dikkat
et, şöhret afettir” dediğini aktarırdı sık sık. O, bu afetten kendisini,
kaderin ve şartların da yardımıyla korudu, ama Neşet Ertaş kendi iradesi ve
arzusu dışında bu afete yakalandı. Bundan çok rahatsızlık duyardı. “Oysa ben
gara suratlı bir Abdalım” derdi. Onun kadar yüreği ve gönlü ak bir başka insan
bulmak kolay değil. Mekanı cennet olsun…
Kırşehir’de
28 Eylül’de bir kutlama programı olacağını ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
dahil olmak üzere pek çok sanatçının da bu kutlamada yer alacağını haber aldım.
Program içeriği hakkında bizi bilgilendirir misiniz?
Kırşehir Belediyesi’nin öncülüğünde bu yıl
ilki düzenlenen “Neşet Ertaş Altın Bağlama Ödülleri” ihdas edildi. Titiz bir
değerlendirmeyle verilen bu ödüller inşallah her yıl geleneksel olarak
verilecek. Sağ olsun, Sayın Başbakan da törene teşrif edecek, ayrıca Neşet
Ertaş’ı seven tüm sanatçı dostları ve sevenleri de o gün Kırşehir’de olacaklar
inşallah. Ödül alanları da 28 Eylül günü, tören salonunda açıklayacağız.
Ayşe Büşra ERKEÇ






Yorumlar
Yorum Gönder
Görüş ve düşüncelerinizi yazın...