Elimde Cinayet Kırıntıları
Ellerine kına yerine, kaleminin ferasetini
kuşatan
Kelebeklerin hediye ettiği şiirleri bırakın
kadınlara
Beynimi aforoz etsin
Depolanmış yarınını
kaybeden kaygılarımla
Yüzüme en ecinli bakış
yerleşsin
Kansere dönüşen yarını meczup fiyaskolar
sardıkça canı
Oyun olmaktan çıkıyor yaşamak
İçimde belli
belirsiz cinayet kırıntıları var bilmezsiniz
Rüyalarımda baş
edemediğim annemin incecik sesi
Yasak koyup rüzgâra hibe ettiğim babamın kocaman elleri
Karmaşaların ütopyası benliğim, öyle sarhoş
ki,
Ardından Sarıyer de
başlayan yavaş bir yağmur kırıntısı
Aşka zerk eden siyanür provası gibi nazlı ve
naifdir bilmezsiniz
Ruhlarımız acıyla
törpüleniyor bilirsiniz
Saçı kesik,
tırnakları süngülü çocuklardan artırdığımız hani
Benliğimin yol
açtığı merhamet mevzuna eş savaşlar
Ölen balık cinayetinde
öylece salınan savunmalarım
Sukutu ihlal eden hayalleri sebepsiz
katletmelerim
Doğrulanan eğri
çizgilerle bileylenen bilincim
Güven aşkın kara pençeli düşmanıdır
Ellerim kalemden şikâyetçi olduğundan beri
Savunma dilekçesi kara ve silahlı dualara
açılır
‘Bir yanım Eylül
sarısı bir yanım sevda sancısı’ ürkekliğine
Soyunmuş
bir kızın
Sihirli elleri oluşmuş olsaydı inanın,
iğretilikler kusardı
İksirini
bozup dağıldı damağımdaki tat,
Büyüdükçe
büyüyen bir boşluk hissi
Cinayet kırıntıları

Yorumlar
Yorum Gönder
Görüş ve düşüncelerinizi yazın...